ANA SAYFA ENGLISH BİZ KİMİZ KARS KENT REHBERİ DESTEKLEYENLER GÖRÜŞ VE ÖNERİLER İLETİŞİM
DOĞAL YAPI
İklim, Bitki Örtüsü, Göller
Nüfus Yapısı
Ekonomi
Mimari

Copyright © 2008 Kars Kent Konseyi
Kars Kent Rehberi, Anadolu Kültür’ün Kültür Politikaları Programı kapsamında, ECF ve Chrest Foundation desteğiyle Kars Kent Konseyi tarafından yayımlanmıştır. Bu internet sitesi ise Christensen Fund desteğiyle hazırlanmıştır. Kitabın ve internet-sitesinin içeriği, adı geçen kurumların görüşleriyle ilişkilendirilemez.
Tasarım & Uygulama Sinaps İletişim

MİMARİ

Şehirdeki en önemli mekânsal değişim, 1579’da Lala Mustafa Paşa ile başlayan imar çalışmalarıdır. Selçuklu zamanında yapılan kale sağlamlaştırılır, köprü, cami, medrese, hamam, değirmen, konut, dükkân ve çarşılar inşa edilir. Kars bir Osmanlı kenti olarak canlanır.

Kars şehircilik uygulaması ve mimari yapılarıyla özgün bir yapı sergiler. Kale, 1878’de Rusların yönetimine geçinceye kadar, kentin merkezi konumundaydı. O dönemde kale eteklerinde kurulmuş yapılar, dar sokaklar boyunca sıralanırdı. Bir ya da iki katlı, düz toprak damlıydı. Banyo-tuvalet gibi kısımları esas yapının dışında tutulur ve çoğu yığma taş ya da kerpiçten yapılırdı.

1877–1878 Osmanlı-Rus Savaşı'ndan sonra Rusların elinde kaldığı 1918 yılına kadar Kars’ta yenileştirme çalışmaları yapılır. Osmanlı Dönemi’nde kullanılan Kaleiçi yerleşimi terk edilir. Kent, Tahtdüzü denen ovaya doğru, Kars Çayı’nın kuzeyine kurulur. Bu imar hareketinden sonra Kars eski ve yeni kent olmak üzere ikiye ayrılır.

Kars, Rusların modernleşme ve batılılaşma akımlarının etkisiyle var ettikleri bir kent olur. Moskova tarzı Ortaçağ’dan kalma asimetrik ve dolambaçlı sokaklar yerine, Rusya için modernleşmenin öncüsü olarak bilinen Çar I. Petro’nun 1703 yılında Baltık Deniz kıyısında kurduğu St. Petersburg gibi Avrupai tarzda inşa edilir.

1890 yılında Hollanda’dan gelen mimarlar tarafından, birbirini dik kesen ızgara plan şeklinde tasarlanır, geniş kaldırımlı caddeler, büyük parklar ile yeni bir kent düzeni kurulur.

Bugünkü Yusufpaşa, Ortakapı ve Cumhuriyet mahallelerinin merkezini oluşturduğu bu yeni yerleşim planında, Baltık Mimarisi’ne uygun düzgün kesme taslarla tek ve çift katlı binalar inşa edilir.

Yeni kurulan Kars’ın taş işçiliği Ermeni ustalara yaptırılır. Bugünkü Dereiçi'ne ve Karadağ’ın eteklerinde açılan ocaklardan yapı taşları çıkarılır. Kabartmalarda Ani bölgesinden getirilen siyah keveng taşı, dış duvarlara Arpaçay’a bağlı Melikköy, Kürtköy ve Kağızman Paslı Köyü’nden getirilen bazalt, ahşap kısımlarda ise Soğanlı Dağları’ndan getirilen ardıç çamı kullanılır. Çatılar kalın ve düz saçlarla örtülür. Çatı oluklarında kullanılan çinko malzeme yapıya estetik katar. Hemen bütün taş binalara ‘Peç’ denilen ısıtma sistemi kurulur.

Şehrin birbirini dik kesen cadde ve sokaklarının döşemesinde doğal taş kullanılır. Kaldırımlar sal taşı ile örtülür. Atık su kanalları geniş tutularak ana arterle Kars Çayı’na bağlanır. Şehir içi su şebekesi tamamen yeraltına çekilir. Cadde ve sokaklar yüksek tunç direklere asılmış karpit lambalarıyla aydınlatılır.

Ana caddelerinde resmi, dini ve ticari yapılar ile konutlar mevcuttur. Kentteki konut mimarisi daha çok Ermeni taş isçiliğidir. Diğer yapılar ise Orta Rusya ve Avrupa etkisi taşır. Bu yapılar, Rusların kent yaşamına olan ilgisi ile birleşince, bölge insanının kent kültürüne bakısı diğer taşra kentlerinden farklı gelişir.

Cumhuriyet sonrası Kars gelişimini Rus döneminde yerleşilen Tahtdüzü bölgesinde sürdürür. Ayrıca, Kale içine yakın yerlerde ve Ortakapı Mahallesi civarlarında Osmanlı ve Anadolu mimarisi özellikleri taşıyan konutlar yapılır.

Bugün Kars merkezindeki tas binaların bazılarının yerinde çok katlı betonarme apartman blokları bulunuyor.

 

Tuncer Güvensoy Evi’nden bir detay  Fotoğraf: Yıldırım Öztürkkan

 

PEÇ SİSTEMİ

Kars’ta Rus dönemine ait sivil ve resmi mimari örneklerin çoğunda, peç adıyla bilinen, iki duvarın kesiştiği noktada kalın bir kolon içerisine yerleştirilmiş, şömine biçiminde ısıtma sistemleri kullanılır. Üç mekân duvarlarından geçen kanallar bu şömineye bağlanarak binanın tamamı ısıtılır. Soğuk iklim koşullarının yarattığı bu sistem, Kafkas ve Baltık mimarisinde yaygın olarak kullanılır. Peç şöminelerin estetik olmasına da önem verilir.

 

 

 

 

 

Fotoğraf: Erkan Karagöz

KENTSEL KORUMA

Türkiye’de tüm kentlerin çağdaş anlamda bir imar planı disiplinine kavuşabilmeleri, Avrupa kentlerinden ortalama 100 yıl sonra, ancak Cumhuriyet Dönemi’nde mümkün olabilmişken, Kars’ın kent planı 19. yüzyıl sonlarında yapılır. Ülkemizdeki tek örnek olması açısından önem taşır.

Cumhuriyet Dönemi’nde Kars’ın ilk imar planı Profesör Dr. Kemal Ahmet Aru tarafından 1956’da yapılır. Koruma anlamında ise Kars’ta sadece Kale ve yakın çevresini ele alan Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nca 1995’te onaylanan bir koruma planı Fikret Baykam tarafından hazırlanır.

Kentteki koruma bilinci 2000’li yıllardan itibaren artmaya başlar. Yerel yönetimin başlattığı projelerle öncelikle Kaleiçi ve Tahtdüzü alanlarının koruma amaçlı imar planları yapılır, kentin mekânsal gelişimi güvence altına alınır. Akademisyenlerin, sivil toplum kuruluşlarının, yerel halkın, siyasilerin kent yönetimine ve kentin geleceği ile ilgili sürece katılımları sağlanır.

Tarihi Tahtdüzü Bölgesi bütünüyle kentsel sit alanı ilan edilir, tescilli bina sayısı 208’e çıkar.

Bugün kültürel mirasa sahip çıkmak, kentsel belleğe yeniden kavuşmak için ve koruyarak kullanma adına yeni projeler hazırlanıyor ve uygulanıyor.

Bu dönemde, yeşil alan ve rekreatif faaliyetlere cevap verecek park ve bahçe düzenlemeleri ile çağdaş yasam kalitesi beklentisi karşılanmaya çalışılıyor. Kentin mekânsal gelişimi için çok önemli bir diğer çalışma ise Kars Kaleiçi Canlandırma Projesi. ABD Küresel Miras Fonu ve Kars Belediyesi ortaklığı ile başlanan proje, Kars’ın tarihsel ve kültürel zenginliğinin görünür kılınmasını hedefliyor.

SOKAK HEYKELLERİ





Kars’ın işlek caddeleri, meydanlar, parklar ve yol kenarları 2000’li yıllardan itibaren heykellerle süslendi. Bir kentin kimliğinde ve kültür yaşamında sokak heykellerinin ne denli önemli olduğunu gösteren eserler yasama farklı bir soluk katıyor.

Kentin girişinde Leyla ile Mecnun, bir konağın önünde meyve toplayan kadınlar, bir sokaktaki havuzda çocuklar, aslanlar veya dörtnala kosan bir at bu heykellerden bazıları. Kars’ın sokak heykelleri, Baltık mimarisiyle kurulmuş heykelsi yapılarla buluşarak kent dokusunu zenginleştiriyor.

Fransa’dan getirilen ve Anadolu Lisesi önündeki kavsak noktasına yerleştirilen 'Dört Mevsim Kadın' heykeli, Gazi Ahmet Muhtar Pasa Konağı bahçesine tasındı. Meydana ise Atatürk Heykeli kondu.

 

 


Fotoğraf: Vedat Akçayöz