Şehirdeki en önemli mekânsal
değişim, 1579’da Lala Mustafa Paşa ile
başlayan imar çalışmalarıdır. Selçuklu zamanında yapılan kale
sağlamlaştırılır, köprü, cami, medrese, hamam,
değirmen, konut, dükkân ve çarşılar inşa edilir. Kars bir Osmanlı kenti olarak canlanır.
Kars şehircilik uygulaması ve mimari yapılarıyla özgün bir yapı sergiler. Kale, 1878’de Rusların yönetimine geçinceye kadar, kentin merkezi konumundaydı. O dönemde kale eteklerinde
kurulmuş yapılar, dar sokaklar boyunca sıralanırdı. Bir ya da iki katlı, düz toprak damlıydı. Banyo-tuvalet gibi kısımları esas yapının
dışında tutulur ve çoğu yığma taş ya da kerpiçten yapılırdı.
1877–1878 Osmanlı-Rus Savaşı'ndan sonra Rusların elinde
kaldığı 1918 yılına kadar Kars’ta
yenileştirme çalışmaları yapılır. Osmanlı Dönemi’nde kullanılan Kaleiçi
yerleşimi terk edilir. Kent, Tahtdüzü denen ovaya
doğru, Kars Çayı’nın kuzeyine kurulur. Bu imar hareketinden sonra Kars eski ve yeni kent olmak üzere ikiye ayrılır.
Kars, Rusların modernleşme ve batılılaşma akımlarının etkisiyle var ettikleri bir kent olur. Moskova tarzı
Ortaçağ’dan kalma asimetrik ve dolambaçlı sokaklar yerine, Rusya için
modernleşmenin öncüsü olarak bilinen Çar I. Petro’nun 1703 yılında Baltık Deniz kıyısında
kurduğu St. Petersburg gibi Avrupai tarzda
inşa edilir.
1890 yılında Hollanda’dan gelen mimarlar tarafından, birbirini dik kesen ızgara plan şeklinde tasarlanır,
geniş kaldırımlı caddeler, büyük parklar ile yeni bir kent düzeni kurulur.
Bugünkü Yusufpaşa, Ortakapı ve Cumhuriyet mahallelerinin merkezini
oluşturduğu bu yeni yerleşim planında, Baltık Mimarisi’ne uygun düzgün kesme taslarla tek ve çift katlı binalar
inşa edilir.
Yeni kurulan Kars’ın taş işçiliği Ermeni ustalara yaptırılır. Bugünkü Dereiçi'ne ve Karadağ’ın eteklerinde açılan ocaklardan yapı taşları çıkarılır. Kabartmalarda Ani bölgesinden getirilen siyah keveng taşı, dış duvarlara Arpaçay’a
bağlı Melikköy, Kürtköy ve Kağızman Paslı Köyü’nden getirilen bazalt,
ahşap kısımlarda ise Soğanlı Dağları’ndan getirilen ardıç çamı kullanılır. Çatılar kalın ve düz saçlarla örtülür. Çatı oluklarında kullanılan çinko malzeme yapıya estetik katar. Hemen bütün taş binalara ‘Peç’ denilen ısıtma sistemi kurulur.
Şehrin birbirini dik kesen cadde ve sokaklarının
döşemesinde doğal taş kullanılır. Kaldırımlar sal taşı ile örtülür. Atık su kanalları
geniş tutularak ana arterle Kars Çayı’na
bağlanır. Şehir içi su şebekesi tamamen yeraltına çekilir. Cadde ve sokaklar yüksek tunç direklere
asılmış karpit lambalarıyla aydınlatılır.
Ana caddelerinde resmi, dini ve ticari yapılar ile konutlar mevcuttur. Kentteki konut mimarisi daha çok Ermeni taş
isçiliğidir. Diğer yapılar ise Orta Rusya ve Avrupa etkisi
taşır. Bu yapılar, Rusların kent yaşamına olan ilgisi ile
birleşince, bölge insanının kent kültürüne bakısı
diğer taşra kentlerinden farklı gelişir.
Cumhuriyet sonrası Kars gelişimini Rus döneminde
yerleşilen Tahtdüzü bölgesinde sürdürür. Ayrıca, Kale içine yakın yerlerde ve Ortakapı Mahallesi civarlarında Osmanlı ve Anadolu mimarisi özellikleri
taşıyan konutlar yapılır.
Bugün Kars merkezindeki tas binaların bazılarının yerinde çok katlı betonarme apartman blokları bulunuyor.
Tuncer Güvensoy Evi’nden bir detay
Fotoğraf: Yıldırım Öztürkkan
KENTSEL KORUMA
Türkiye’de tüm kentlerin çağdaş anlamda bir imar planı disiplinine
kavuşabilmeleri, Avrupa kentlerinden ortalama 100 yıl sonra, ancak Cumhuriyet Dönemi’nde mümkün
olabilmişken, Kars’ın kent planı 19. yüzyıl sonlarında yapılır. Ülkemizdeki tek örnek olması açısından önem
taşır.
Cumhuriyet Dönemi’nde Kars’ın ilk imar planı Profesör Dr. Kemal Ahmet Aru tarafından 1956’da yapılır. Koruma anlamında ise Kars’ta sadece Kale ve yakın çevresini ele alan Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nca 1995’te onaylanan bir koruma planı Fikret Baykam tarafından hazırlanır.
Kentteki koruma bilinci 2000’li yıllardan itibaren artmaya başlar. Yerel yönetimin
başlattığı projelerle öncelikle Kaleiçi ve Tahtdüzü alanlarının koruma amaçlı imar planları yapılır, kentin mekânsal
gelişimi güvence altına alınır. Akademisyenlerin, sivil toplum
kuruluşlarının, yerel halkın, siyasilerin kent yönetimine ve kentin
geleceği ile ilgili sürece katılımları sağlanır.
Tarihi Tahtdüzü Bölgesi bütünüyle kentsel sit alanı ilan edilir, tescilli bina sayısı 208’e çıkar.
Bugün kültürel mirasa sahip çıkmak, kentsel
belleğe yeniden kavuşmak için ve koruyarak kullanma adına yeni projeler hazırlanıyor ve uygulanıyor.
Bu dönemde, yeşil alan ve rekreatif faaliyetlere cevap verecek park ve bahçe düzenlemeleri ile
çağdaş yasam kalitesi beklentisi karşılanmaya
çalışılıyor. Kentin mekânsal gelişimi için çok önemli bir
diğer çalışma ise Kars Kaleiçi Canlandırma Projesi. ABD Küresel Miras Fonu ve Kars Belediyesi
ortaklığı ile başlanan proje, Kars’ın tarihsel ve kültürel
zenginliğinin görünür kılınmasını hedefliyor.